Yazı Detayı
19 Mayıs 2019 - Pazar 02:36
 
15 MAYIS 1919
Dr. Erhan Oktay
HABERCİ
 
 

Bu tarih hiç kuşkusuz hepimiz açısından çok büyük önem taşıyan, bir tarih ve dönüm noktasıdır. Mazisi zafer ve kahramanlık destanlarıyla dolu, yüce ve şanlı Türk tarihinin, bağımsız devlet kuruluşumuzun, ülkemiz topraklarının düşmandan temizlenişinin, bağımsız ve özgür bir devlet olmamızın ve milli mücadelemizin başlangıç tarihidir. 
Takvim yaprakları 15 Mayıs 1919’ u gösterirken ülkemiz Birinci Dünya Harbinden yenik çıkmış, ülkemiz bitap düşmüş, yenilginin ağır yükü altında bulunan ülkemizin üzerine kara bulutlar çökmüştü. Galip gelen devletler, ülkemizi işgale başlamış 15 Mayıs 1919’ da Yunan, Egenin incisi güzel İzmir’ i işgal etmişti. Milli Mücadelenin, ilk ateşini yakmak ve direnişe başkaldırmak için, Hasan Tahsin isimli genç bir gazeteci ülkemizi işgale gelen yunan ordusuna ilk kurşunu atmıştır. Bunu daha sonra diğer başkaldırma hareketleri izlemiş ancak pek çok asker ve subayımız acımasızca ve işkence edilmek suretiyle şehit edilmiştir.
Tüm bu gelişmelere hiç kimsenin tahammülü yoktu, zaten olamazdı da, tarih boyunca tarihe yön vermiş ve mazisi zafer ve destanlarla dolu olan, yüce Türk milleti tüm bu olanlara seyirci kalamazdı. Ancak ordunun ve milletin savaşacak gücü ve imkânı da yoktu, darmadağın olmuştu. Böyle bir ülke, millet ve ordu ancak çok güçlü bir teşkilatçılık ve emir komuta özelliği olan dahi bir komutan sayesinde toplanabilirdi.  Böyle bir dâhide, tüm dünya tarihinin kabul ettiği ve önünde halen saygı ile eğildiği eşsiz bir komutan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ten başkası olamazdı. Mustafa Kemal ATATÜRK, gelişmeleri çok yakından takip ediyor ve ülkenin o günkü şartlarını ve ülkenin aczini büyük bir endişeyle karşılıyordu.
O zamanki, bu olumsuz şartlar altında ülkenin her yeri tehdit ve tehlike altındaydı ve ülkenin selameti açısından toplanılması ve ilk hareketin başlatılması açısından en güvenilir yeri Samsun’du. Atatürk, bu sebeple milli mücadele meşalesinin buradan yakılarak, başlatılmasına karar vermişti. Zaman kaybetmeden hemen Bandırma vapuruyla Samsuna hareket etti. Burada, tüm dünyanın tanıklık edeceği, teşkilatçılığının ve üstün vasıflara sahip kusursuz bir komutanlık sanatını icra edeceği ve bugünlere taşıyacağı bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin temelleri atılıyordu. Yüce ve asil Türk milleti için, çok önemli olan bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin meşalesi yakılıyordu, milli mücadelenin ilk hareketi başlatılıyordu. Bu mücadele, tam 9 Eylül 1922 yılına kadar Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün emir ve komutasında Başkomutan sıfatıyla sürdürüldü. Bu tarih İzmir’i işgale gelen Yunanın Ege denizine döküldüğü tarihtir, bu tarih aynı zamanda en son düşman ve işgalci askerlerin temizlenip denize döküldüğü tarihtir. 
Ülkemiz kolay kolay bu günlere gelmedi, bu ülke toprakları kolay kolay kazanılmadı, bu sebeple bu ülkeyi eskiden beri bölmek ve yok etmek isteyen mihraklara karşı tüm ülke olarak siyasi görüşleri ve ideolojileri ne olursa olsun, birlik ve beraberlik içerisinde tek vücut olmalıyız. TÜRKE TÜRKTEN BAŞKA DOST OLMADIĞINI tüm tarih boyunca gördük. Milli menfaatlerimiz bir yana bırakıldığında, ülkemiz menfaatleri için gerekli siyasi gelişmelerin gerektirdiği şekilde davranmak bir yana, hiçbir ülkenin ülkemize dostça yaklaşmadığı ve daima ülkemiz toprakları üzerinde, hak sahibi olmaya çalıştıklarını milletçe biliyoruz. Böyle bir durum karşısında, bir kez daha birlik ve beraberlik içerisinde, her zaman ve her yerde, çok güçlü bir şekilde, ulusça dimdik ayakta durmalıyız gerçeğini asla akıllardan çıkarmamalıyız. 
Ülkemizin karanlık ve zor günlerden geçerek, bu günlere gelmesinde emeği geçen, başta eşsiz başkomutan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları ile ebediyete intikal etmiş tüm şehitlerimizi en içten ve kalbi duygularımla selamlıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, büyük bir özlem, rahmet ve minnetle anıyorum, ruhları şad olsun. Bugün var oluşumuzun, 100. Yılında bu büyük zaferin ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını, bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün göklerdeki sesi olan aziz bayrağımızın sonsuza kadar ait olduğu yerde dalgalanmasını, yüce Türk Milletinin tüm tarih boyunca olduğu gibi, tarihin bundan sonraki sayfalarında da, her zaman ve daima var olmasını temenni ediyor, tüm okurlarıma sevgi ve saygılarımı sunuyorum. 

 
Etiketler: 15, MAYIS, 1919,
Yorumlar
Haber Yazılımı