Yazı Detayı
06 Mart 2019 - Çarşamba 07:35
 
FENERBAHÇE
Dr. Erhan Oktay
HABERCİ
 
 

Kuruluşu tescil edilen ilk Türk Kulübü Fenerbahçe, 23 Temmuz 1908 tarihinde İkinci Meşrutiyetin ilanını müteakip, ülkemizde dernek ve kulüp kurma hakları kanunen resmen tanınmıştır. Böylece Ziya, Ayetullah, Necip ve Enver Bey’ lerin önderliğinde kurulmuş, bu yeni kulüp tescil edilerek Fenerbahçe, cemiyetler kanununa göre kuruluşu resmen, tescil edilmiş ilk Türk kulübüdür.
Fenerbahçe Spor Kulübünün, sarı-beyaz olan renkleri, 1909 sonbaharında sarı-laciverte çevirmiştir, 1909 -1910 sezonuyla birlikte de İstanbul Futbol Ligine Galatasaray’dan sonra katılan ikinci Türk takımı olmuştur. Fenerbahçe, İlk kez yenilmeden Şampiyonluk kazanmasının ardından, kadrosunu yeni gençlerle geliştirmiş ve güçlendirmiştir. Fenerbahçe 1911- 1912 liginde hiç yenilmeden şampiyon olmuştur. Bu şampiyonluğun en önemli yönü ise, Fenerbahçe’nin bu şampiyonluğu ile İngiliz ve Rum takımlarının şampiyonluklarının ve hâkimiyetlerinin tamamen sona ermesi ve bu tarihten itibaren de Türk futbolunda şampiyonlukların artık Türk takımları tarafından kazanılmasıdır. Bu şampiyonluk, kulübün itibarını bir anda yükseltip, imkânlarını da arttırmıştır. Öncelikli olarak, Altıyol’da bir kulüp lokali kiralanmıştır, lokalin açılışı ise üye sayısının süratle çoğalmasına sebep olmuştur. Bu arada futbol dışında diğer spor dallarında da, faaliyet gösterilmesine başlandığından, aynı yıl Fenerbahçe Futbol Kulübü’ nün  adı da, Fenerbahçe Spor Kulübü olarak resmen değiştirilmiştir.
Fenerbahçe’nin ilk rozeti; Fenerbahçe Kulübü’nün ilk amblemi, Fenerbahçe burnundaki ışık saçan beyaz feneri, renkleri ise sarı ile beyaz renklerinden oluşmaktadır. Ancak, kulüp mensupları bunu tatminkâr bulmadıkları gerekçesiyle, anlam bakımından da içinde bulunulan monarşi rejimini tehdit eder mahiyette gördükleri endişesi ile kısa süre içerisinde iptal edilmiştir. Ancak 1910 yılında, Fenerbahçeliler arasında resim konusunda yeteneğiyle tanınan futbolcu, solaçık Hikmet Topuz’ in çizdiği bugünkü amblem ise herkesin beğenisini kazandı ve kabul edilerek bugünlere kadar da gelmiştir. 
İstanbul halkı, 16 Mart 1920 sabahı uyandığında şehrin üzerine kapkara bulutlar çökmüş, bir gece içinde koca şehir işgal ordularınca adeta savaş alanına çevrilmişti. Bu hareket tüm dünyayı sarsmış, dünyadaki imparatorluklar yıkılmış ve on milyon insanın ölümüne sebep olup, tüm dünyayı kasvete boğan ve huzursuz eden “ 1. Dünya Savaşı ”, Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilmesi ile son bulmuş, mütareke ile birlikte de galip itilaf devletleri mağlup olan, Osmanlı İmparatorluğunun başkenti olan İstanbul’u maalesef işgal etmişlerdi. 
İşgal yıllarımızın gurur kaynağı ve övünç vesilesi Fenerbahçe, mütareke döneminde (1918 - 1921) işgal kuvvetlerinin İngiliz ve Fransız Garnizon ve Donanma takımlarıyla yapılan futbol maçları, İstanbul’daki futbol heyecanını, futbola olan ilgiyi en üst seviyeye çıkartmıştır. Türk takımları, işgal devletlerinin askeri takımlarıyla 5 yıl boyunca yaptığı 50’sini Fenerbahçe’nin oynadığı toplam 80 maç yapmıştır. İşgal kuvvetlerinin takımlarına karşı kazanılan galibiyetler Türk takımlarını gönüllerde yüceltiyordu. Bu nedenle futbol İstanbul’da büyük kitleleri kendine çekerken, Türk takımlarının özellikle de Fenerbahçe’nin, başta General Harrington Kupası (29 Haziran 1923) olmak üzere işgal kuvvetleri takımları karşısında elde ettikleri tüm galibiyetler, İstanbul halkının ve tüm ulusumuzun milli duygularını şahlandıran ve yaralı gönüllerine teselli tek olay haline geliyor ve Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ ümüzün önderliğindeki milli mücadele ruhuna da büyük bir güç, inanç ve ilham kaynağı oluyordu. Bu maçlarda Fenerbahçe, İngiliz ve Fransız donanma ve garnizon takımlarıyla yapmış olduğu futbol müsabakalarında 50 maçta, 41 galibiyet, 4 beraberlik ve sadece 5 yenilgi almıştır. Oynamış olduğu 50 maçta fenerbahçe’ nin İngiliz ve Fransız takımlarına 193 gol atıp, sadece 47 gol yemiş olması çok dikkat çekici olup, sadece Fenerbahçe taraftarlarının değil tüm futbol severlerin ve tüm Türk milletinin göğüslerini kabartan onur kaynağıdır.
Özellikle bu maçlarda, Fenerbahçe’ nin İngiliz ve Fransız işgali altındaki İstanbul’umuzda işgalci İngiliz ve Fransız askerlerinin ellerindeki silahların namlularının karşısında alınan dev başarılar adeta işgale başkaldırmak, isyan etmek, bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizin ve Türk kurtuluş istiklalinin habercisi olmuştur. Bu başarı sadece Fenerbahçelinin değil Galatasaraylıların, Beşiktaşlıların, Trabzonsporluların, Balıkesir sporluların ve tüm futbol kulüplerinin tereddüt etmeden onur ve gurur duyacağı bir şeref vesilesidir. Bu maçlarda Fenerbahçe’nin İngiliz ve Fransız takımlarına karşı 11-0 ve 9-0 gibi hezimet sayılacak galibiyetler alması da, Türk milleti olarak ayrı bir gurur kaynağımız olmuştur. Fenerbahçe bu başarıları sebebiyle, adeta İstanbul’un işgaline karşı başkaldıran ve direnen, kurtuluş mücadelesinin fitilini ateşleyen sembolümüz olmuştur. Uluslararası başarı olarak da, ilk kez 1967 yılında kazanmış olduğu Balkan Futbol Şampiyonluğudur.
Fenerbahçe günümüzde değişik isimler altında düzenlenen ve icra edilen Futbol Liglerinden önce, değişik isimler altında düzenlenen liglerde, 3 kez İstanbul Liglerinde, 3 kez Türkiye Futbol Şampiyonluğunda, 6 kez Milli Küme (Maarif Vekâleti Kupası günümüzdeki anlamıyla Milli Eğitim Bakanlığı) kupasında, 3 kez İstanbul Profesyonel Liglerinde, 2 kez İstanbul Cuma Liglerinde, 1 kez İstanbul Kupasında, 4 kez İstanbul Şilt Kupasında, 1959 yılından sonraki dönemlerde de, 12 kez İstanbul Şubesince düzenlenen Türkiye Spor Yazarları Kupasında (T.S.Y.D), 8 Kez Türkiye Süper Kupasında, 8 kez Başbakanlık Kupasında, 19 kez Türkiye Ligleri Şampiyonluk Kupasında, 2 kez Atatürk Kupasında, 4 kez Donanma Kupasında, 6 kez Türkiye Kupasında şampiyonluklar kazanmıştır.
Benim Fenerbahçe ile ilgili net olarak hatırladığım en önemli ve unutulmaz şampiyonluklar arasında, sezonu 5 kupa ve şampiyonlukla tamamladığı ve Balkan Şampiyonluğunu da kazandığı 1967 yılı, yine 1983 yılında kazanmış olduğu 5 kupalı şampiyonluklar sezonu ve 1989 yılında Rıdvan, Aykut, Turan, Oğuz gibi Türk Futbolunun sembol isimleri olan kadrosuyla 103 gol atarak şampiyonluk kazandıkları sezonlar aklıma gelmektedir. 
Fenerbahçe ile ilgili olarak da, Avrupa Kupaları tarihinde 1962 yılında ünlü İngiliz takımını 2-1 yenmesi ve elemesi, 1985 yılında da unutulmaz 3-2 lik Bordo galibiyeti ve zaferiyle tur atlaması aklımdan hiç çıkmamaktadır. Hatta o yıllar benimde İstanbul Üniversitesinde Askeri Öğrenci olarak öğrenimimi sürdürdüğüm yıllardı ve Fenerbahçe’nin bu başarısını kutlamak için, takım ayırımı gözetmeksizin Kadıköy’de büyük bir gururla ve mutluluk içerisinde zafer turu atmıştık, Fenerbahçe’miz sayesinde çok büyük bir mutluluk ve milli bir gurur yaşamıştık. Fenerbahçe’nin son yıllarda da, Avrupa Kupalarında özellikle finalin kapısından dönmesi ve kupayı kaçırmış olması da, ülkemizin insanını ve bir Türk sporsever olarak beni de fazlasıyla üzmüştür.
Fenerbahçe başarılı tarihinde pek çok defa Şampiyonluk, Kupa, Ödül ve madalyalar almıştır. Fenerbahçe’ nin bir başarılı bir spor kulübü olduğunu göz önüne aldığımızda, başarıları sadece futbolla sınırlı kalmamakta, ayrıca başta voleybol, basketbol, su sporları, atletizm gibi pek çok branşlarda da ulusal ve uluslararası başarılara imza atmış olduğu görülmektedir. Özelliklede Fenerbahçe’nin son yıllarda Voleybolda Avrupa ve Dünya Şampiyonlukları kazanması, Dünya Kıtalararası Voleybol Şampiyonlukları kazanması, 2016-2017 yılında Türk Basketbolu tarihinde, Avrupa’nın en büyük kupası olan Avrupa Ligi (Euro League Cup) kupasını kazanarak ve ülkemize getirerek, en büyük uluslararası başarıyı elde etmiştir. 
Ancak uluslararası başarılarımızı hiçbir zaman hazmedemeyen ve her defasında medeni olduklarını dile getirmekten geri kalmayan, Avrupa ülkeleri her takımımıza yapmış olduğu gibi Fenerbahçe’ yede Avrupa takımlarını eleyememesi, turu geçememesi, puan alamaması ve şampiyon olamaması için bütün engelleri ve güçlükleri, masa başı ve hakem oyunlarını her fırsatta karşımıza çıkartmışlardır. Fenerbahçe Spor Kulübü, futbol haricindeki branşalarda çok başarılı ulusal ve uluslararası sportif faaliyetlerini sürdürmesinin yanı sıra, maalesef futbol branşında son günlerde bir takım başarısızlıklar ve istikrarsızlıklar yaşamaktadır.      
Fenerbahçe kulübünün, futbol takımına yapmış olduğu futbolcu transferlerinin etkin ve yeterli kalitede ve niteliklerde olmaması, nokta transferlerin olmaması, Fenerbahçe futbol kulübünün futbolda yaşamış olduğu sıkıntılarının ana temelini oluşturmuştur. Türk Futbol tarihinin, büyük bir devi olan 100 yıllık futbol çınarının bu zor günleri, en kısa sürede geride bırakarak, yine eski gücüne ulaşarak, şampiyonluk, kupa, başarılara ve ilklere imza atacağı günleri sabırsızlıkla bekliyor, Fenerbahçe Spor Kulübüne, futbol takımına, sarı-larcivert renklere gönül vermiş taraflara ve camiaya başarılar diliyorum. 

 

 
Etiketler: FENERBAHÇE,
Yorumlar
Haber Yazılımı