Yazı Detayı
06 Mart 2019 - Çarşamba 20:15
 
KADINLAR GÜNÜ
Dr. Erhan Oktay
HABERCİ
 
 

Kadının, insanlık tarihi kadar eski olan kâinattaki varlığı, medeniyetlerin, uygarlıkların, teknolojilerin, kültürlerin, sosyal yaşamların ve gelişimlerin asla vazgeçilemez ve ayrılmaz bir parçası olmuştur. 
Kadın, dünyada olduğu gibi ülkemizde de, asla olmazsa olmazlardan ve vazgeçilemez unsurlardandır. Kadının, insan doğası ve yaşamına olan sınırsız katkıları, yaratıcılıkları ve becerileri hayata her zaman yön verici olmuştur. Bu özellikleri de, asla inkâr edilemez. Kadın aynı zamanda bir eştir, bir annedir. Kadın doğası ve yaradılış mizacı gereği, çok naif ve koruyucu özellikte taşımaktadır. Kadınların değerli bir varlık ve maneviyat olmaları sebebiyle, sadece bir günün kadınlara ithaf edilmesi de asla kabul edilebilir bir durum değildir.
Kadınlarımız ve dünya kadınları için bu anlamlı günün nereden ve nasıl çıktığını, ne için ve ne maksatla kutlandığını biliyor muyuz. Takvim yapraklarının 8 Mart 1857’yi gösterdiği bir dönemde, New York’ta tekstil işçisi kadınlar, 16 saatlik çalışma saatlerini, düşük ücret ve çok ağır olan çalışma koşulları sebebiyle greve yapmışlardır. İşte kadın haklarının, ilk çıkış noktası da budur. Yani kadın çalışanlarla, erkek çalışanlar arasındaki eşitsizlik sebebiyle, ilk kez gündeme gelmiş ve emeklerinin değer bulmasını, değer kazanmasını isteyen emekçi kadınlar böyle bir kadın hareketini başlatmışlardır. 
Dünya ülkeleri tarafından, Dünya Kadınlar Günü ilk kez 19 Mart 1911’de Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de gündeme getirilmiştir. Bu maksatla düzenlenen gösterilere yüz binlerce kadın katılmış, oy verme, seçme, seçilme, meslek edinme ve mesleki eğitim görme haklarını istemişlerdir. Ancak unutulmamalıdır ki, bu medeni ülkelerin liderleri misyon, vizyon, sağ duyu, yenilikçilik ve kültür gibi niteliklere, Ulu Önderimiz kadar sahip olmadıkları için, kadınları yaşamın vaz geçilemez ve diğer eşit yarısı olarak göremedikleri için kadınlara haklarını vermemişlerdir. Dünyada kadına değer veren, haklarını veren ilk ülke olarak Türkiye, İlk Lider olarak ta, Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK olmuştur.
ATATÜRK’ün Kadın hakları konusundaki görüşleri ve gerçekleştirdikleri, bugün dünya aydınlarının ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın yaymaya çalıştığı kadın hakları ile ilgili görüşler, ATATÜRK tarafından çok önceleri dile getirilmiş ve çoğunlukla da uygulama alanına sokulmuştur. ATATÜRK Cumhuriyet’in ilanından dokuz ay önce Şubat 1923’de şöyle demiştir. “ Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir.” diye nitelemek suretiyle, sosyal yaşam ve toplumun asla vazgeçilemez bir unsuru olan, Türk kadınının önemine ve değerine değinmiştir. 

Türk kadınını, diğer dünya ülkelerindeki kadınlardan ayıran en büyük ve en önemli özelliği de, üzerinde yaşamış olduğumuz Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yılları ve öncesinde istiklal ve bağımsızlık mücadelesinin içerisinde bizzat olması ve omuzunda taşımış olduğu cephane ile kurtuluş mücadelesindeki zaferin kazanılmasındaki büyük katkısı ve payı olmuştur. Türk kadını, bu mücadele azim ve kararlılığıyla ve bu figürüyle de sembol olmuştur. Türk kadınını, diğer kadınlardan ayıran en önemli özellik de zaten budur. 
Türk kadını eşinin, çocuğunun, torununun ve tüm aile bireylerinin arkasındaki en büyük temel desteği ve başarısının mimarıdır. Türk kadını, en zor ve en olumsuz koşulları bile, doğasında her zaman var olan sarsılmaz inanç ve azmiyle başarı ve muvaffakiyete dönüştürmüştür. Türk kadını, tarihin her döneminde bilimden sanata, eğitimden öğretime, ticaretten siyasete her alanda sosyal yaşama ve Türk kültürüne damgasını vurmuş ve manevi bir değer olarak, her alanda yerini almış ve önemini htirmiştir.
Dünya Kadınlar günü, 1960'lı yılların sonlarında ABD'de de anılmaya ve kutlanmaya başlanmış ve daha güçlü bir şekilde gündeme getirilmiştir. Birleşmiş Milletler, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın " Dünya Kadınlar Günü " olarak anılmasını kabul etmiştir. 
Ülkemizde de, 8 Mart 1975 yılından bu yana kutlanan 8 MART Dünya Kadınlar Gününün tüm dünya kadınlarına ve tüm Türk Kadınlarına sağlık, huzur, barış, mutluluk, hoşgörü, sağduyu ve sıhhat getirmesini temenni eder, tüm kadınlarımızın dünyaca kutlanan bu anlamlı ve özel günlerini ayrı ayrı olmak üzere kutlarım.    

 
Etiketler: KADINLAR, GÜNÜ,
Yorumlar
Haber Yazılımı